HireUp360 ile İşe Alım Süreçlerinde Devrim
Bir ilana üç yüz başvuru geldiğinde işe alımın darboğazı görüşme değil, görüşme öncesidir. Üç yüz özgeçmişin ilk okuması, telefonla teyit turu ve takvim ayarlama — bu iş, pozisyonun kendisiyle ilgili hiçbir karar üretmeden İK ekibinin haftalarını alır. Kararın kalitesi ise çoğu zaman bu yorucu ilk turda kaybedilir: aşağıya doğru inildikçe her özgeçmişe ayrılan süre kısalır.
HireUp360, MountainTech+'ın geliştirdiği ve işlettiği bir işe alım ve ön değerlendirme platformu. Ön görüşmeyi yapay zeka yapıyor, her aday için bir puan ve o puanın gerekçesini anlatan bir değerlendirme metni üretiyor. Bu yazı platformun nasıl çalıştığını, neyi çözdüğünü ve neyi bilerek çözmediğini anlatıyor.
Problem: ilk tur ölçekle birlikte bozuluyor
Klasik işe alım sürecinde ilk tur üç sorunu birden taşıyor.
- Kapasite bir kişinin takvimine bağlı. Görüşme sayısı, görüşmeyi yapacak kişinin boş saatiyle sınırlı. Başvuru arttığında süreç uzuyor, süreç uzadığında iyi adaylar başka yere gidiyor.
- Ölçüt adaydan adaya kayıyor. Sabah yapılan görüşmeyle akşamın son görüşmesi aynı dikkatle yapılmıyor. Bu bir yetkinlik meselesi değil, insan olma meselesi.
- Geriye yazılı bir gerekçe kalmıyor. Bir aday "neden elendim" diye sorduğunda çoğu kurumda okunacak bir metin yok.
HireUp360 nasıl çalışıyor?
Platform beş adımda ilerliyor.
- İlan açılır. İşveren firma bilgilerini girer ve ilanı oluşturur. İlan yalnızca kendi aday havuzuna açık ya da herkese açık olarak yayımlanabilir.
- Aday başvurur. Aday profilini oluşturur, deneyimlerini girer, isterse özgeçmişini doğrudan sistem üzerinde hazırlar ve ilana başvurur.
- Yapay zeka ön görüşmeyi yapar. Görüşme adayın uygun olduğu saatte yapılır. Sistem pozisyona göre sorular sorar; İK ekibinden kimsenin katılması gerekmez.
- Değerlendirme ve puan üretilir. Görüşme bittiğinde aday için bir değerlendirme metni ve bir puan oluşur. İşveren ikisini de kendi panelinde görür.
- İşveren görüşmeye çağırır. İK ekibi listenin üstünden başlar ve zamanını yalnızca gerçekten konuşmak istediği adaylara ayırır.
Üçüncü adımdaki "adayın uygun olduğu saat" ifadesi küçük görünen ama sonucu değiştiren bir ayrıntı. Takvim uyuşmazlığı yüzünden süreçten düşen aday sayısı, çoğu kurumun tahmin ettiğinden yüksek.
Puan tek başına bırakılmıyor
Bir aday değerlendirme platformunun en kolay yanlışı, süreci tek bir sayıya indirmek. Sayı sıralamayı kolaylaştırır ama hiçbir şey açıklamaz.
HireUp360'ta puan, pozisyon için tanımlanan değerlendirme kriterleri üzerinden ve her adaya aynı ölçütler uygulanarak üretiliyor. Yanında adayın neden o puanı aldığını anlatan bir değerlendirme metni geliyor. Bunun iki pratik sonucu var: işveren listeyi okurken sayının arkasını görebiliyor, ve bir aday itiraz ettiğinde okunacak bir gerekçe bulunuyor.
Kararı kim veriyor?
Yapay zeka değil. Platform bir karar destek ve raporlama sistemi: görüşmeyi yapıyor, değerlendirmeyi yazıyor, puanı üretiyor. Nihai karar her zaman işverende kalıyor.
Bu ayrım pazarlama diliyle değil, tasarımla korunuyor. Sistem bir adayı kendiliğinden elemez, "uygun değil" damgası basmaz; sıralanmış bir liste ve her satır için okunabilir bir gerekçe üretir. İK ekibi listeyi baştan aşağı görebilir, sıranın altındaki bir adayı yukarı çekebilir.
Yapay zeka değerlendirmesi önyargı üretmez mi?
Bu, sorulması gereken soru. Otomatik değerlendirmenin insan önyargısını ortadan kaldırdığı iddiası fazla iyimser; yapabildiği şey ölçütü sabitlemek.
Pratikte üç mekanizma işliyor:
- Aynı kriter herkese uygulanıyor. Değerlendirme kriterleri ilan başında tanımlanıyor ve sıradaki her aday için aynı kalıyor. Günün son görüşmesi ilkinden farklı bir ölçütle yapılmıyor.
- Gerekçe yazılı. Denetlenebilir olmayan bir karar iyileştirilemez. Metin, kriterin gerçekten ölçmek istediğiniz şeyi ölçüp ölçmediğini görmenizi sağlıyor.
- Son söz insanda. Sistem eleme yapmadığı için hatalı bir puanlama kapıyı kapatmıyor, yalnızca sırayı değiştiriyor.
Kriterlerin kendisi kötü tanımlanmışsa sonuç da kötü olur — bu, teknolojinin değil ilanın sorunu. Bu yüzden kurulumun en dikkat isteyen kısmı model değil, pozisyon için hangi ölçütlerin yazıldığı.
Aday tarafında ne değişiyor?
Bir işe alım yazılımı genellikle işverenin sorunlarına göre anlatılır. Oysa süreci terk eden taraf çoğunlukla aday oluyor ve bunun nedeni de teknik değil: cevap gelmemesi, haftalarca beklemek, mesai saatine sıkışan bir görüşme için izin almak zorunda kalmak.
Platform bu üç noktaya doğrudan dokunuyor. Aday görüşmeyi kendi uygun saatinde yapıyor; mevcut işinden izin almak ya da öğle arasına görüşme sıkıştırmak zorunda kalmıyor. Özgeçmişini doğrudan sistem üzerinde hazırlayabiliyor, yani başvurmak için elinde hazır bir dosya bulundurması gerekmiyor. Görüşme için ayrıca bir yazılım kurması da gerekmiyor.
Bunun işveren tarafındaki karşılığı basit: süreçten düşen aday sayısı azalıyor. Bir pozisyonun en iyi adayı, çoğu zaman süreci en çok bekletilen aday oluyor.
İK ekibinin işi nasıl değişiyor?
Ön elemenin otomatikleşmesi İK işini azaltmıyor, ağırlık merkezini kaydırıyor.
Ortadan kalkan iş, ilk okuma ve takvim koordinasyonu. Yerine geçen iş ise ilanın kendisi: pozisyon için hangi ölçütlerin tanımlandığı, hangi yetkinliğin gerçekten gerekli olduğu, hangisinin "olsa iyi olur" başlığında kaldığı. Sistem bu ölçütleri her adaya aynı biçimde uyguladığı için, kötü tanımlanmış bir kriterin etkisi de sistematik oluyor — iyi tanımlanmış bir kriterin etkisi gibi.
Pratikte gördüğümüz şu: platformu kullanan ekipler zamanlarının daha büyük bölümünü ilan yazmaya ve son turdaki görüşmelere ayırıyor. İkisi de kararın kalitesini doğrudan belirleyen adımlar.
Hangi durumlarda işe yarıyor?
Platformun kazancı, başvuru hacmi ile İK kapasitesi arasındaki makas açıldığında ortaya çıkıyor.
- Çok başvuru alan ilanlar. Yüzlerce başvurunun geldiği pozisyonlarda ilk okuma yükünü kaldırıyor; İK ekibi boş bir yığınla değil, sıralanmış bir listeyle işe başlıyor.
- Küçük İK ekipleri. Tek kişilik bir birimin bile ilk turu eksiksiz yapabilmesini sağlıyor; görüşme kapasitesi bir kişinin takvimine bağlı kalmıyor.
- Dönemsel ve toplu alım. Okul dönemi başı ya da sezonluk alım gibi kısa sürede çok kişiyle görüşmek gereken durumlarda süreci sıkıştırmadan yürütüyor.
- Farklı şehirdeki ve uzaktan adaylar. Aday görüşmeyi kendi saatinde yapıyor; takvim uyuşmazlığı yüzünden süreçten düşen aday olmuyor.
Buna karşılık, yılda üç kişi alan bir ekipte kazanç sınırlı kalır. Ölçeğin olmadığı yerde ilk tur zaten darboğaz değildir.
Sık sorulan sorular
Hangi sektörlerde kullanılıyor?
Değerlendirme kriterleri her ilan için ayrı tanımlandığından platform sektör bağımsız çalışıyor. Bugün yayında olan ilanlar arasında yazılım, eğitim ve muhasebe/finans pozisyonları var.
Aday verileri nerede ve nasıl işleniyor?
Veriler HireUp360 altyapısında işleniyor, aktarım şifreleniyor ve erişim yetkilendirilmiş kullanıcılarla sınırlı. Platform bizim ürünümüz olduğu için veri işleme, saklama süresi ve silme taleplerinin muhatabı doğrudan biz oluyoruz; araya üçüncü bir sağlayıcı girmiyor.
Adaylar için deneyim nasıl?
Aday görüşmeyi kendi saatinde yapıyor, süreç boyunca beklemede kalmıyor ve özgeçmişini doğrudan sistem üzerinde hazırlayabiliyor. Görüşme için ayrıca bir yazılım kurması gerekmiyor.
Bu platformu siz mi geliştirdiniz?
Evet. HireUp360 bir müşteri projesi değil, MountainTech+'ın geliştirip işlettiği kendi ürünü. Kendi açık pozisyonlarımızı da burada yayımlıyoruz: kariyer bölümümüzdeki ilanlar doğrudan HireUp360 üzerinden geliyor.
İşe alım sürecinizde darboğaz ilk turdaysa, platformu inceleyebilir ya da nasıl kurulduğunu konuşabiliriz. İşe alım platformu sayfası · İletişim
Bu Yazıda Geçen Hizmetler
İlgili Yazılar
İspat Koleji Öğrencileri için MountainTech+ ile Soru Çözüm Uygulaması
İspat Koleji için geliştirdiğimiz etüt ve soru çözüm uygulaması: oyunlaştırılmış çalışma, öğretmen paneli ve konu kırılımlı raporlama.
KromAsistan: Metal Yüzey İşlemde Yapay Zeka Destekli Parça Seçimi
Kromaş için geliştirdiğimiz parça seçim asistanı: teknik bir seçim sürecinin dijital asistana nasıl devredildiğini anlatan vaka çalışması.

